Yağma (Gasp) Suçu ve Cezası TCK 148

Yağma (Gasp) Suçu ve Cezası TCK 148

Türk Ceza Kanunu’nun 148’inci maddesinde düzenlenen yağma suçu diğer bilinen adıyla gasp suçu, kanunda malvarlığına karşı suçlar içerisinde yer almakla birlikte, cebir ve tehdit unsurlarını bünyesinde barındırdığı için aynı zamanda kişiye karşı suç özelliği de taşır. Bu nedenle doktrinde “karma suç” olarak nitelendirilmektedir.

TCK’nın 148. maddesi, yağma suçunun temel halini, 149. maddesi, nitelikli hallerini, 150. maddesi ise daha az cezayı gerektiren durumları düzenlemektedir. Ayrıca 168. maddede, yağma suçlarına da uygulanacak olan etkin pişmanlık hükümleri yer almaktadır.

I. Yağma Suçunun Unsurları (TCK m.148)

A.Suçun Maddi Unsurları

1. Fail

TCK bazı suçlarda özel faillik sıfatını taşıyan kişilerin o suçun faili olabileceğine hükmetmiştir. Örneğin zimmet suçu bu şekildedir. Kanun koyucu, kişinin zimmet suçunun faili olabilmesi için kamu görevlisi olmasını şart koşmuştur. Yağma suçunda ise faillik açısından herhangi bir özellik aranmamaktadır. Buna göre herkes bu suçun faili olabilecektir.

2. Mağdur

Yağma suçunun mağduru, “bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya
mecbur kılınan” kişidir. Suçun mağduru yönünden de herhangi bir özellik aranmamıştır. Herkes bu suçun
mağduru olabilir.

3. Suçun Konusu

Suçun konusu olarak madde metninde sadece “mal” denilmekle yetinilmiş, taşınır mı taşınmaz mı olacağı hususunda bir açıklık getirilmemiştir. Ancak madde gerekçesine bakıldığında suçun konusu hırsızlık suçunda olduğu gibi yalnızca taşınır mallar olabilecektir. Doktrinde bu konuda fikir ayrılığı olmakla beraber Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2020 tarihli“…Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır…” şeklinde verdiği kararıyla1 yalnızca taşınır malların yağma suçunun konusunu oluşturabileceği kabul edilmiştir. Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerinin benzer yönde kararları da mevcuttur.2

4. Hareket

Yağma suçu seçimlik hareketli bir suçtur. Kanun bu suçun oluşması için iki hareketten en az birinin yapılmış olmasını öngörmüştür: Bu hareketler cebir veya tehdittir. Bunun yanında failin taşınır bir malı almış olması gerekir. Fail bu suçu ancak bu iki hareketten birini gerçekleştirerek işleyebilir. Örneğin hile ile bir kişinin malının alınması durumunda diğer bütün şartlar gerçekleşmiş olsa bile yağma suçu oluşmayacaktır. Bunun yerine şartları mevcutsa fail, dolandırıcılık suçundan sorumlu tutulacaktır.

Yağma suçu, TCK’da ayrıca düzenlenmiş olan tehdit (m. 106), cebir (m. 108) ve hırsızlık (m. 141) suçlarından meydana gelen bileşik hareketli bir suçtur.

Madde metninden de anlaşılacağı üzere, yağma suçunda fail, mağduru ya cebir ya da tehdit yoluyla malı teslim etmeye veya alınmasına karşı koymamaya zorlar. Buradaki tehdit, yalnızca malvarlığına ilişkin olmayıp, mağdurun veya yakınının hayatına, vücut dokunulmazlığına ya da cinsel dokunulmazlığına yönelmiş de olabilir.

Kanun koyucu, yalnızca malın alınmasını değil, mağdurun cebir veya tehditle bir senet vermeye ya da mevcut bir senedi imha etmeye zorlanması hâlini de yağma kapsamında değerlendirmiştir.

TCK m.148/3 uyarınca mağdurun, herhangi bir araçla bilincinin ortadan kaldırılması veya savunma gücünün yok edilmesi de cebir sayılmaktadır. Örneğin uyuşturucu madde verilerek bilinci kapanan kişiden mal alınması da yağma suçunu oluşturur

5. Netice

TCK m. 148/1 hükmü “…bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi…” demekle suçun tamamlanması için mağdurun malın tesliminin ya da alınmasına karşı konulmamasının sağlanmasıyla tamamlandığını açıkça düzenlemiş bulunmaktadır. Ayrıca suçun tamamlanması bakımından failin malı kendi egemenlik alanına sokması zorunlu değildir

B. Suçun Manevi Unsurları

Yağma suçu ancak kasten işlenebilen bir suçtur, taksirle işlenebilmesi mümkün değildir. Hırsızlık suçunda aranan yarar sağlama amacının burada da bulunması gerekmektedir.

II. Suçun Özel Görünüş Biçimleri

A. Teşebbüs

Yağma suçu, failin suç konusu malı bulunduğu yerden almasıyla tamamlanmaktadır. Yani bu suç sırf hareket suçudur. Bu nedenle esasında bu suça teşebbüs mümkün değildir. Ancak fail suçu gerçekleştirmeye elverişli hareketlerle yani tehdit ya da cebir kullanmasına rağmen yağma konusu suç unsurunu ele geçirememişse yağma suçu tamamlanamayarak teşebbüs aşamasında kalacaktır. Örneğin fail boğazına bıçak dayadığı mağdurun cebindeki cüzdanı zorla almaya çalışırken oradan geçmekte olan vatandaşların durumu fark edip müdahale etmesi sonucunda cüzdanı alamıyorsa burada yağma suçuna teşebbüs söz konusu olacaktır. Yargıtay’ın bir kararında3 da mağdurun, araçları durdurarak para ve sigara isteyen vermeyenlere küfür eden sanıktan kaçmaya çalışması üzerine sanığın elindeki çakı bıçağıyla “bana para ver” demesi üzerine mağdurun kaçtığı somut olayda silahla yağmaya teşebbüs suçunun oluştuğunu ifade etmiştir.

B. Gönüllü Vazgçeme

TCK m. 36’ya göre; “Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır.” Yağma suçunda da koşulları gerçekleştiğinde gönüllü vazgeçmeye ilişkin hükümler uygulanacaktır. Örneğin; elinde tuttuğu silahla yaşlı olan mağdura yönelik arabasının anahtarlarını vermediği takdirde silahını ateşleyeceğini söyledikten sonra mağdurun korkup anahtarları vermeyi kabul ettiği sırada kendi yaşlı babası aklına gelen failin kendi isteğiyle suçu işlemekten vazgeçmesi halinde gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanabilecektir. Ancak failin gönüllü vazgeçme anına kadar yaptığı konusu suç teşkil eden hareketler cezalandırılabilecektir. Örneğimizde fail yağma suçundan gönüllü vazgeçmiş olsa bile tehdit suçundan cezalandırılacaktır.

C. İçtima

Yağma suçu bileşik bir suçtur. İçerisinde hem hırsızlık hem de tehdit veya cebir suçunu barındırmaktadır. Bileşik suçun düzenlendiği TCK m. 42’ye göre; “Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz.” Bu hükme göre tek fiil sayılan bileşik suçlara içinde barındırdığı her bir suç için ayrıca ceza verilemeyecektir. Yağma suçunda da faile ayrı ayrı hem hırsızlık hem de tehdit veya cebir suçundan ceza verilemeyecek, ayrıca düzenlendiği TCK m. 148’e göre ceza verilecektir.

Yağma suçundan faile içinde barındırdığı diğer suçlardan ayrıca ceza verilemeyeceğine ilişkin kuralın istisnasını TCK m. 149/2 oluşturmaktadır. Bu hükme göre; “Yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.” Yağma suçunda TCK m. 43/3 gereğince zincirleme suça ilişkin hükümler uygulanamayacaktır. Örneğin; bir otobüsü durdurup zorla tüm yolcuların parasını alan fail, yolcu sayısı kadar yağma suçundan sorumlu olacaktır.

III. Yağma Suçunun Nitelikli Halleri

Kanun koyucu, bazı durumlarda yağma suçunun daha ağır cezalandırılmasını gerekli görmüştür. Bu hallerde ceza 10 yıldan 15 yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir. Nitelikli yağma halleri şunlardır:

  • Suçun silahla işlenmesi,
  • Failin kendisini tanınmaz hale getirmesi,
  • Birden fazla kişiyle birlikte işlenmesi,
  • Yol kesmek suretiyle, konutta veya işyerinde işlenmesi,
  • Savunmasız durumda olan kişiye karşı işlenmesi,
  • Suç örgütünün sağladığı korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi,
  • Suç örgütüne yarar sağlamak amacıyla işlenmesi,
  • Gece vakti işlenmesi.

Bunların her biri, failin cezai sorumluluğunu artırıcı etkiye sahiptir. Ayrıca yağma sırasında kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış halleri meydana gelirse, ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır.

IV. Daha Az Cezayı Gerektiren Haller

Kanunda, bazı özel durumlarda fail lehine daha hafif hükümler öngörülmüştür:

Alacak Tahsili Amacıyla İşlenen Fiiller: Kanun, kendisine olan borcunu ödemeyen alacaklının alacağını almak için yağma suçunu işlemesi halini ayrı bir şekilde değerlendirmiştir. Buna göre alacağını almak için dahi olsa yağma suçu işleyen faili yine de cezalandırma yoluna gitmiş olsa da hukuki ilişkiden kaynaklanan bir alacağının bulunduğunu da göz önüne alarak sadece kullanılan tehdit ya da kasten yaralama
eylemlerinden cezalandırılma yolunu seçmiştir. Burada bir de şuna dikkat etmek gerekir ki; bu nitelikli halin uygulanabilmesi için fail ile mağdur arasında gerçekten hukuksal bir ilişkiden kaynaklanan borç ilişkisinin mevcut olması gerekmektedir. Bunun dışında örneğin kumar borcundan kaynaklı alacağını alamayan kişinin borçluya karşı yağma suçunu işlemesi halinde bu nitelikli halin uygulanması söz konusu
olamayacaktır.

Bir kişinin hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil etmek amacıyla tehdit veya cebir kullanması hâlinde yağma hükümleri değil, tehdit veya kasten yaralama hükümleri uygulanır.

Malın Değerinin Azlığı: Yağma konusu malın değerinin düşük olması hâlinde cezada 1/3’ten 1/2’ye kadar indirim olur. Malın değerinin azlığının hangi kıstaslara göre belirleneceği hususunda ise bir açıklama
yoktur. Bu nedenle somut olay ile durum ve koşulları dikkate alınarak malın değerinin azlığına
karar verilebilecektir.

V. Yağma Suçunda Etkin Pişmanlık

Türk Ceza Kanununnun 168’inci amddesi etkin pişmanlığa ilişkin ortak bir hüküm niteliğindedir. Maddenin üçüncü fıkrasında ise ayrı bir düzenleme mevcuttur. TCK m. 168/3’e göre; “Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir.” O halde kovuşturma başlamadan önce pişmanlık gösteren yağma suçunun failin cezası yarısına kadar, kovuşturma başladıktan sonra pişmanlık gösteren failin cezası ise üçte birine kadar indirilecektir.

VI. Yağma Suçunda Usul ve Yargılama

  • Şikayete Bağlı Değildir: Yağma suçu, takibi şikayete bağlı olmayan suçlardandır. Hem basit yağma suçu hem de nitelikli yağma suçunun soruşturulması ve kovuşturulması resen yapılmaktadır. Ancak alacağın tahsili amacıyla işlenen suçların kovuşturulması da tehdit ve kasten yaralama suçuna ilişkin hükümlere göre yapılacağı için örneğin hukuki bir alacağını borçlu olan mağdura karşı basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralamaya sebep olarak tahsil eden faile karşı resen takip yapılamayacak, mağdurun şikayeti gerekecektir
  • Uzlaşma: Yağma suçu CMK m. 253/1’de sayılan suçlardan biri olmadığından dolayı uzlaştırılamaz. Ancak alacağın tahsili amacıyla işlenen yağma suçlarında tehdit ve kasten yaralama ilişkin hükümler uygulanacağından bu hallerde uzlaştırılabilme mümkündür.
  • Zamanaşımı: TCK’ya göre yağma suçunda olağan dava zamanaşımı süresi 15 yıldır (TCK m.66).
  • Görevli Mahkeme: Yağma suçuna ilişkin davalarda görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir.

Yağma (gasp) suçu, Türk Ceza Kanunu’nda hem malvarlığına hem de bireyin vücut bütünlüğüne karşı yönelen karma suç olarak düzenlenmiştir. Suçun temel unsurları, nitelikli halleri ve daha az cezayı gerektiren durumlar, kanun maddelerinde ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Yargıtay içtihatları, uygulamada suçun nitelendirilmesinde yol gösterici niteliktedir.

Bu nedenle, yağma suçlamasıyla karşı karşıya kalan ya da mağdur olan kişilerin, sürecin ciddiyeti göz önünde bulundurularak mutlaka ceza hukuku alanında uzman bir avukattan hukuki destek alması büyük önem taşımaktadır.

Dipnotlar

  1. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2019/6-593 Esas, 2020/514 Karar Sayılı ve 10/12/2020 Tarihli Kararı ↩︎
  2. Adana BAM. 8. Ceza Dairesinin 2019/1982 Esas, 2021/74 Karar Sayılı ve 18/01/2021 Tarihli Kararı ↩︎
  3. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 01.11.2017 Tarih ve 2014/8117 Esas 2017/3977 Karar sayılı kararı. ↩︎

Sorunuz mu var? Hemen iletişime geçin.