Boşanma Sebepleri

bosanma sebepleri

Türk Medeni Kanunu’na göre; boşanma davasında boşanma nedenleri özel boşanma sebepleri ve genel boşanma sebebi olarak ayrılır. Özel boşanma sebepleri, terk, zina, onur kırıcı ve pek kötü davranış, akıl hastalığı olarak sayılmıştır. Genel boşanma sebebi olarak evlilik birliğinin temelinden sarsılması düzenlenmiştir.

Bu yazımızda kanunun sıralamasından ziyade Yargıtay tarafından boşanma için yeterli görülen kusurlu davranışlar üzerinde durduk. Genel anlamıyla evlilik birliğinin temelinden sarsılması davası için tek başına kusurlu davranışları beş başlıkta kategorilendirdik; eşlerin kötü söz ve söylemleri, eşlerin kusurlu davranışları, ekonomik şiddet, eşler ve aileler arasındaki davranışlar ve güven sarsıcı davranışlar.

I. Boşanma Sebepleri: Eşlerin Kötü Söz ve Söylemleri Nedir?

Evlilik birliği içerisinde eşler birbirlerine sevgi ve saygı duymakla yükümlüdür. Eşlerden birinin diğerine;

  • Hakaret etmesi,
  • Aşağılaması,
  • Psikolojik şiddet uygulaması,
  • Beddua etmesi,
  • Tehdit etmesi eşlerin kötü söz ve söylemleri olarak kabul edilecektir.

Türk Medeni Kanunu’nda evlilik birliğinin temelinden sarsılması (şiddetli geçimsizlik) boşanma sebebi olarak ifade edilmiştir. Bu bağlamda Mahkemeler ve Yargıtay kararlarına göre; eşlerin kötü söz ve söylemleri ile evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilmektedir.

Boşanma sebebi olarak kötü söz ve söylemin kesinlikle hakaret olması gerekmez. Bununla beraber küçümseyici söylemler ve eşe başkalarının yanında bağırmak şeklindeki eylemler de boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir.

Diğer eşe yöneltilmemiş olsa dahi diğer eşin

  • Ailesine,
  • Kardeşine,
  • Çocuğuna,
  • Anne ve babasına,
  • Akrabasına yapılan kötü söz ve söylemler boşanma sebebi sayılmaktadır.

Yargıtay’a Göre Boşanma Sebebi Olarak Kabul Edilen Eşlerin Kötü Söz ve Söylemleri

Eşlerin kötü söz ve söylemleri ayrıca Türk Ceza Kanunu kapsamında suç da teşkil edebilir. Örneğin “Gerizekalı, salak, manyak, hayvan” şeklindeki sözler hakaret suçunu oluşturur. Buna karşın “Terbiyesiz, allah cezanı versin” gibi söz ve söylemler suç değildir. Fakat boşanma sebepleri olarak kabul edilecektir.

Terbiyesiz, salak, hayvan” diyerek hakaret etmek

Eşlerden birinin facebook isimli sosyal paylaşım sitesi üzerinden eşine yönelik ağır hakaretler içeren paylaşımlarda bulunması

Gerizekalı, salak, manyak” diyerek hakaret etmek

Eşlerden birinin diğerini başkalarının yanında azarlaması ve ona bağırması

Eşi ve ailesine yönelik “şerefsizler” diyerek küfür etmek

Eşine “sen adam olamazsın, it köpek” şeklinde hakaret etmek

Eşine “pislik, boşanmayacağım, süründüreceğim” hakaret ve tehditte bulunmak

Eşlerden birinin diğerini başkalarının yanında küçümsemesi

Eşini istemediği ve evliliği ailesinin baskısıyla yaptığını söylemek

Erkek eşin “evin reisi benim, ben ne dersem o olur” şeklinde beyanda bulunması

Eşi için “onu beğenmediğini” söylemek

Eşinin hasta olması “yarım adam, hasta” şeklinde sözler söylemek

Eşini aşağılayıcı sözler söylemek

Kadın eşin erkek eşe “sen erkek misin, şerefsiz” şeklinde sözler söylemesi

Eşine; “Allah cezanı versin, senden kurtulamayacak mıyım, sen nasıl bir insansın, beceriksiz, defol git, zürriyetin de senin gibi olacak” şeklinde hakaret etmek

Boynuzlarından kapılara sığabiliyor musun?” şeklinde sözler sarf etmek

Eşine; “dümbük, pezevenk…” gibi sözlerle hakaretler etmek

Eşlerden birinin; “başkalarıyla birlikte olduğunu” söyleyerek eşini ahlaksızlıkla suçlaması

Eşinden soğuduğunu, onu istemediğini, boşanırım annemin evine giderim sonra da evlenirim , çocuk senden değil, çocuk şu anda babasının yanında, babası sen değilsin” şeklinde beyanlarda bulunması

Eşlerden birinin; “hiç sevmedim, kullandım” demesi

Eşlerden birinin eşinden iğrendiğini söylemesi

“Sen anlamazsın, sen giyinmesini ne anlarsın” şeklinde sözlerle eşini aşağılamak

Evlendiğine pişman olduğunu” söylemesi, eşine “salak, manyak, ailene söz geçiremiyorsun” şeklinde hakaretler etmesi

İnternet üzerinden mesaj yoluyla beddua etmek

Sürekli olarak eşini bakire olmamakla suçlamak

Eşlerden birinin diğerine sürekli olarak kendisinden boşanacağını, istemediğini, nefret ettiğini, rezil edeceğini söylemesi ve boşanmak için delil yaratma çabası içerisinde bulunması

Eşine veya ailesine “Sen yobazsın” demek suretiyle hakaret etmesi

Eşini; “cahilsin, okuman yazman yok, köylüsün” gibi söylemlerle aşağılaması

Kadın eşin herkesin içinde “doğurgan olduğunu, çocuk doğurmak istediğini, yoksa kendi başının çaresine bakacağını, boşanacağını” söylemesi

Yargıtay kararlarında emsal olarak kabul edilen boşanma sebebi ve kötü söz ve söylemlerdir.

Kötü söz ve söylemlerin boşanma sebebi olarak kabul edilmesi şüphesiz ise de boşanma davasından önce söz konusu eylemlerden sonra karşı tarafın affedilip affedilmediği de netleştirilmelidir. “Affeden tarafın dava hakkı yoktur.” kuralı nedeniyle kötü söz ve eylemlerden sonra evlilik birliğinin devam ettiğini gösteren deliller nedeniyle boşanma davasının reddine karar verilebilir.

Kötü söz ve söylemler, kusurlu davranış olduğu gibi evlilik birliğinin sarsılmasına neden olmak ve kişilik hakkına saldırı olduğundan dolayı ayrıca maddi ve manevi tazminat sebebidir.

II.Boşanma Sebepleri: Eşlerin Kusurlu Davranışları

Eşler, birbirlerine saygı ve sevgi göstermelidir. Eşlerden birinin diğerine; fiziksel, psikolojik, ekonomik veya cinsel şiddet uygulaması boşanma sebebidir. Bu bağlamda eşler birbirlerine karşı saygı yükümlülüklerine dikkat ederek davranmalıdırlar. Bu yükümlülüğe aykırı davranışlar, eşlerin kusurlu davranışları sayılır; boşanma davasında eşe kusur olarak yüklenir. Genellikle bu somut olaya göre belirlenmektedir. Genel olarak eşler, mutluluğu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle, birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.

Eşlerin kusurlu davranışları güven sarsıcı davranış, eşe kötü söz ve söylemde bulunma, ailelerine karşı saygısız davranışlar gibi durumlar ile de gerçekleşebilir.

Yargıtay Kararlarına Göre Eşlerin Kusurlu Davranışları Boşanma Sebepleri Sayılan Örnekler;

Eşlerden birinin diğerine fiziksel şiddet uygulaması

Çocuklara şiddet uygulamak

Eşlerden birinin evin kilidini değiştirmesi

Diğer eşi eve almamak

Bağımsız konut temin etmemek, aileyle beraber yaşamaya zorlamak

Eşlerden birinin diğerinin çocuklarını istememesi

Müşterek çocuğun kaçırılması

Eşlerden birinin çok agresif davranması

Eşlerden birinin hem mobil telefonundan, hem de bilgisayardan sürekli olarak internete girmesi, facebook isimli sosyal paylaşım sitesini kullanması

Diğer eşin ailesinin ziyaretlerine gelmesini istememesi gibi geldiklerinde de kavga çıkarması

Eşlerden birinin diğer eşin evden çıkmasını engellemek amacıyla evin kapısını kilitlemesi

Eşlerden birinin uzun süre yurt dışında yaşaması ve maddi ve manevi yükümlülüklerini yerine getirmemesi

Eşine fiziksel şiddet uygulayan ve müdahalede bulunan annesine karşı eşini korumaması

Eşinin ailesiyle görüşmesini kısıtlaması

Eşine “taş atma” eyleminde bulunmak

Eşlerden birinin aşırı alkol kullanarak, süreklilik arz edecek derecede eşine saldırgan tavırlar sergilemesi

Eşlerden birinin felçli eşini babaevine göndermesi, ilgilenmediği, arayıp sormaması

Kayınvalidesinin rahatsızlığında eşine destek olmaması

Eşlerden birinin diğer eşten ağır işler yapmasını istemesi

Eşlerden birinin olağan sayılan işleri yapmaktan kaçınması

Sorunları çözmek amacıyla ailesinin müdahalesini istemesi

Evine bakmamak, evinin ihtiyaçlarını karşılamamak

Çocuklarla ilgilenmemek

Sık sık evini terk etmek

Eşlerden birinin diğer eşi doktora götürmesi

Eşiyle olan cinsel uyum problemleri ve eşinin bu yöndeki şikayetlerine ilgisiz kalınması, aylardır birbirleriyle konuşmayıp, ayrı yatmaları

Eşlerden birinin diğerini müşterek haneden kovması

Erkek eşin, kadın eşinin hamileliği ve doğumu ile ilgilenmemesi

Eşini yılın büyük bölümünde ailesiyle birlikte oturmaya zorlamak

Eşlerden birinin tartışma sırasında eşyalara zarar vermesi

Eşinin aracına zarar vermek

Erkek eşin, kadının başkasıyla ilişkisi olduğu yönünde imada bulunması ve başkaları ile görüşmesini, camdan dışarı bakmasını ve eve kimsenin gelmesini istemeyerek kadının özgürlüğünü kısıtlayıcı davranışlarda bulunması

Eşlerden birinin diğerinden çalıştığı iş yerini ondan gizlemesi

Zaman zaman evi terk etmek suretiyle birlikte yaşamaktan kaçınılması

Hasta ve yaşlı olan eşiyle yeterince ilgilenmemek

Kadın eşin, kocası hakkında haksız yere resmi makamlara şikayette bulunması ve bu eylemi nedeniyle iftiradan cezalandırılması

Kadın eşin, eşinin evden gitmesini, babasının kendisine bakacağını söylemesi

Eşinin tasvip etmediği toplantılara katılıp iki üç gün eve gelmemek

Eşlerden birinin diğerini ölümle tehdit etmesi

Eşlerden birinin akşamları eve geç gelmesi, bazen hiç gelmemesi

Erkek eşin, karısını hamileyken, kadının ailesinin evine bırakıp gitmesi, doğum sırasında ve sonrasında eşi ve çocuğu ile ilgilenmediği gibi ortak çocuğu görmeye dahi gelmemesi, çocuğun ve eşinin ihtiyaçlarını karşılamaması

Erkek eşin, karısına şiddet uygulaması ve ceza mahkemesince mahkumiyetine karar verilmesi

Eşine ve ailesine sürekli yalan söylemek

Eşinin imzasını taklit ederek özel belgede sahtecilik yapmak

Eşlerden birinin haklı bir sebep ileri sürülmeksizin uzun süreli yatağını ayırması

Tarafların aralarındaki güven bağını zedeleyecek şekilde küçük olaylarda tartışmaları

Eşlerden birinin diğerine cinsel yolla hastalık bulaştırması,

Eşlerden birinin çocuk sahibi olmaktan kaçınması

Reddedilmiş olan ilk boşanma davasını açarak geçimsizlik yaratılması ve birlikte yaşamaktan kaçınılması

Eşlerden birinin intihara kalkışması

Cinsel işlev bozukluğu olan eşin tedavisi için gerekli girişimlerde bulunmaması, bu sebeple taraflar arasında cinsel ilişkinin kurulamaması

Eşlerden birinin kazancını alkol, kumar ve eğlence yerlerinde harcaması

Birinin yalnız ve bakıma muhtaç olan kayınbabasının kendilerinin yanında kalmasına razı olmaması

Eşlerden birinin önceki birlikteliğini ve bu birlikteliğinden bir çocuğunun olduğunu gizlemesi

Eşlerden birinin gece hayatına düşkün olup, sadakatsiz davranışlar sergilemesi

Haklı bir sebep göstermeksizin eşinin çocuk yapma isteğine karşı çıkmak

Eşine tartışma sırasında isabet etmesi durumunda beden bütünlüğüne zarar verebilecek şekilde kolonya şişesi atmak

Aşırı kıskanç davranıp eşini kısıtlamak

Eşinin, ilk eşinden olan çocuklarına ilgi ve sevgi göstermemek

Erkek eşin fiili ayrılık döneminde ortak çocuklarla maddi ve manevi olarak ilgilenmemesi

Eşin kabul edilebilir sağlık veya haklı bir başka mazereti olmadığı halde cinsel ilişkiyi gerçekleştirememesi

Eşlerden birinin cinsel içerikli porno sitelere girmesi

Eşlerden birinin diğerine büyü yapmak maksadıyla idrarını içirmesi

Yargıtay kararlarına göre sayılan haller evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını ve evliliğin çekilmez hale gösteren örneklerdir. Eşin kusurlu davranışlarının boşanma davasında iddia ve vakıa olarak gösterilmesi, söz konusu iddia ve vakıaların ne şekilde ispat edileceğini ortaya koymalıdır.

Eşlerin boşanma sebebi olan kusurlu davranışlarından sonra birbirlerini affetmesi veya affetme anlamına gelecek davranışlarda bulunmaları durumunda söz konusu eylemler boşanma sebebi olmayacaktır.

Eşlerin kusurlu davranışları nedeniyle boşanma davasında; kusurlu davranışın ispatlanması ile maddi ve manevi tazminat talebi de kabul edilecektir.

III. Boşanma Sebepleri: Ekonomik Şiddet

Ekonomik şiddet; evlilik birliği içerisindeki eşlerin birbirlerini maddi bakımdan zor durumda bıraktığı, kişisel gelişimini kısıtladığı eylemler olarak tanımlanabilmektedir. Eşlerin çalışma hayatlarının kısıtlanması veya engellenmesi ekonomil şiddettir. Ayrıca çalışması için zorlama ve baskı yapılması da aynı şekildedir. Kişisel kazançlara el koymak veya tasarrufunu sınırlandırmak ekonomik şiddettir. Ekonomik şiddet, mevzuatımızda 6284 sayılı Kanun da bir şiddet türü olarak sayılmaktadır.

Eşler, birbirlerine yardımcı olmak zorundadır. Bu yardımcı olma bağlamında; ekonomik olarak da diğer eşi zora sokamazlar ve ekonomik şiddet uygulayamazlar. Aksi halde boşanma davasında bu durum eşlerin kusurlu hareketi olarak sayılmaktadır.

Yargı Karalarına Göre Boşanma Sebebi Olarak Sayılan Ekonomik Şiddet Eylemleri;

  • Eşinin maaş ve kredi kartlarını rızası dışında elinden almak karşılık,
  • Eşlerden birinin diğerini aralarındaki gelir farkı nedeniyle eşini küçük görmesi
  • Eşlerden birinin üzerine kayıtlı taşınmazı eşinin görüşünü almadan bir başkasına devrederek ekonomik şiddel uygulaması
  • Eşini kredi çekmeye zorlamak
  • Eşlerden birinin, eşine müşterek evin yarı hissesini kendisine devretmesi için baskı yapması, bu sebeple eşini terslemesi, azarlaması
  • Erkek eşin, kadına harçlık vermeyerek ekonomik şiddet uygulaması
Yargıtay kararlarına göre ekonomik şiddet olarak boşanma sebebi sayılmıştır. Bununla birlikte eşin diğer eşe karşı doğrudan ekonomik şiddeti olarak kabul edilmese dahi aşağıdaki ekonomik nedenlere dayalı eylemler de boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir:
  • Kadın eşin, kocasının gelir durumunu aşan ve ailenin ekonomik durumunu zorlayan aşırı harcamalarda bulunması
  • Eşlerden birinin müşterek evin elektrik, doğalgaz ve su aboneliğinin iptal ettirmesi
  • Eşlerden birinin sürekli borca girmesi, hakkında icra takibi yapılması
  • Eşine babasından kalan miras ile ilgili konulara müdahil olmak
  • Eşlerden birinin ihtiyacı aşan şekilde harcamalar yapması
  • Sürekli borçlanarak aileyi ekonomik zora sokmak

Evlilik birliği içinde mali yükümlülükleri de beraberinde getirir. Eşlerin birbirlerine, çocuklarına ve ailelerine karşı olan yükümlülükleri doğrultusunda harcamalar yapması ve evlilik birliğinin maddi anlamda güvende kalmasını sağlaması gerekir.

Aşırı cimrilik veya pintilik olarak ifade edilebilecek davranışlar evliliği çekilemeyecek hale getirebilmektedir. Bu açıdan aile bütçesinin ve eşlerin harcamalarının gelire göre dengede kalması beklenmektedir.

Ekonomik şiddel eylemleri evlilik birliğinin temelinden sarsılması için yeterli görülen boşanma sebebidir. Ancak her somut olaya göre hukuki açıdan ve objektif olarak evliliğin çekilemeyecek hale gelip gelmediğinin tartışılması gerekecektir. Genelde süreklilik arz eden ekonomik açıdan kısıtlayıcı eylemler ekonomik şiddet olarak kabul edilebilmektedir. Ancak tek bir eylemden ibaret ekonomik şiddt boşanma sebebi kabul edilmeyebilecektir. Örneğin uzak mesafe kabul edilebilecek bir yere gitmek için masraf olmasın diye taşıma aracı kullanmamak şeklindeki tek bir eylem boşanma sebebi sayılmayabilecektir. Ancak örneğimizin süreklilik arz etmesi ekonomik şiddet sayılmaktadır.

IV. Boşanma Sebepleri: Eşler ve Aileler Arasındaki Davranışlar

Eşler, evlilik birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamakla, birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmakla yükümlüdür. Bununla beraber eşler birbirlerine ve birbirlerinin ailelerine saygı göstermekle yükümlüdür. Ayrıca eşler, birbirlerini kendi ailelerine karşı da korumak ve kollamakla da yükümlüdür. Genel olarak yükümlülüklerini ihlal etmeleri durumunda boşanma davasında kendilerine bu durum kusur olarak yüklenebilecektir.

Eşlerin birbirlerinin aile ve aile bireylerine karşı saygı yükümlülüğü söz konusudur. Bu nedenle eşin aile bireylerine karşı tutum ve davranışları da boşanma sebebi olarak kabul edilebilir.

Aile bireylerinin de evlilik birliğine ve eşlere karşı saygı yükümlülüğü söz konusudur. Evlilik birliğine müdahalelere karşı eşin sessiz kalması, pasif davranması boşanma sebebi kabul edilebilecektir.

Yargıtay Kararlarına Göre Eşin Diğer Eşin Aile Bireylerine Karşı Boşanma Sebebi Olan Eylemler;

  • Eşlerden birinin diğerinin ailesini eve almaması
  • Eşlerden birinin diğerinin ailesine hakaret etmesi
  • Kayınvalidesine fiziksel şiddet uygulamak
  • Eşlerden birinin, eşinin ailesinden ev alınmasını istemesi. “Aksi halde bu evlilik bitmiştir” diyerek kayınvalidesinin üzerine yürümesi
  • Eşlerin birbirlerinin ailesine karşı saygısız ve hakaretamiz davranması. Annesi ve ailesini görmesini istemediği gibi onların ortak eve gelmesini de yasaklaması
  • Eşlerden birinin diğerinin ailesi ile konuşmaması. Müşterek çocukların da ailesine düşman olması için elinden geleni yapması ve bunu da başarması
  • Eşlerden birinin sürekli olarak eşinin anne ve ablasını taciztehdit ve hakaret etmesi. Anne ve ablasının evine defalarca çıkıp kapılarını yumruklaması. Saldırmaya çalışması ve onları darba teşebbüs etmesi
  • Erkek eşin, babasının eşine yönelik cinsel saldırılarına ve ailesinin eşine fiziksel şiddet uygulamasına sessiz kalması
  • Eşlerden birinin kayınvalidesini evden kovması ve eşyaları fırlatması
  • Eşinin babasına şerefsizlernamussuzlar demesi
  • Eşlerden birinin ortak çocuğu diğerinin ailesinin görmesine engel olması

Yargıtaya göre eşin diğer eşin ailesine ve aile bireylerine karşı olan kötü söz, tutum ve davranışları boşanma davasında kusurlu davranış olarak kabul edilmiştir.

Yargıtay Kararlarına Göre Aile Bireylerinin Eşe Karşı Tutumları ve Sessiz Kalınması Eylemleri ile Boşanma Sebebi Sayılan Örnekler;

  • Erkek eşin annesinin kadından evin anahtarlarını alması. Kadının annesine “sizin kızınızın namusunu biz kurtardık” demesi, erkeğin annesinin davranışlarına kayıtsız kalması
  • Erkek eşin ailesinin karısına ağır hakaretlerine sessiz kalması
  • Erkek eşe kadının ailesinin hakaret etmesi ve kadının, ailesinin bu davranışlarına sessiz kalması
  • Eşlerden birinin annesinin evlilik birliğine müdahalelerine sessiz kalması
  • Eşinin diğer damat ile kıyaslanmasına sessiz kalması
  • Erkek eşin, ailesi ile tartışmalarda eşini desteklemeyerek onu yalnız bırakması. Ailesi tarafından eşine uygulanan psikolojik şiddete sessiz kalarak üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemesi,

Yargıtay kararlarına göre aile bireylerinin eşe karşı tutumları ve diğer eşin sessiz kalması suretiyle kusurlu davranış ve boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir.

V. Boşanma Sebepleri: Güven Sarsıcı Davranış Nedir?

Evlilik birliği devam ettiği sürece, eşlerin birbirlerine karşı sadakat yükümlülüğü mevcuttur. Eşlerin birbirlerine karşı sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışları ağırlığına göre güven sarsıcı davranış olarak sayılabilmektedir. Örneğin; cinsel ilişki zina sebebidir. Fakat karşı cins ile duygusal içerikli mesajlaşmalar zina sayılmamaktadır. Bununla birlikte güven sarsıcı davranıs olarak kabul edilecektir.

Güven sarsıcı davranışların ise objektif olarak eşe sadakat yükümlülüğüne aykırı olduğunun kabulü gerekmektedir.

Eşin güven sarsıcı davranışta bulunması Mahkemelerce tek taraflı boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir.

Güven Sarsıcı Davranış Olarak Kabul Edilen Boşanma Sebepleri

  • Eşlerden birinin karşı cins ile çok sayıda telefon görüşmesi yapması
  • Eşlerden birinin karşı cinsle normal samimiyet ilişkisini aşan yakınlıktaki fotoğrafları
  • Eşlerden birinin karşı cinsle sürekli olarak mesajlaşmasıduygusal içerikli mesajlar göndermesi
  • Eşlerden birinin başka bir kişiye “benim asıl evlenmek istediğim sensin, ben ondan hevesimi aldım, onu Almanya’ya götürmeyeceğim” gibi sözler söylemesi
  • Eşlerden birinin, diğerine onu sevmediğini, ona ısınamadığını beyan etmesi
  • Sosyal medya hesaplarından karşı cins ile duygusal içerikli yazışmalar yapması
  • Eşlerden birinin başka biriyle nişanlanması

Mahkeme kararları ile güven sarsıcı davranışlar olarak kabul edilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre yukarıda belirtilen eylemlerin boşanma davasında ispatlanması tek başına boşanma sebebi olarak sayılmaktadır. Söz konusu eylemler ayrıca maddi ve manevi tazminat sebebi olacaktır.

Boşanma davası açılmadan önce; güven sarsıcı davrnış olarak iddia edilen vakıaların ne zaman yaşandığı ve söylendiği de değerlendirilmelidir. Boşanma davalarında affetme olgusu söz konusu vakıayı boşanma sebebi olmaktan çıkarır. Örneğin; eşlerden biri başka bir kişi ile duygusal mesajlaşma yaşadıktan sonra diğer eşin evlilik birliğini sürdürmesi halinde söz konusu güven sarsıcı davranş boşanma sebebi sayılmayacaktır.

Avukat Ece Deniz Vardar

Aile Hukuku Yayınları

İletişim

Bizi Arayın : +90 212 909 86 34

Mail Gönderin : info@ballawfirm.com

whatsApp →