Yemin Delili HMK m. 225

Yemin Delili HMK m. 225

Hukuk davalarında yemin delili, taraflardan birinin davasını veya savunmasını başka delillerle ispatlayamadığı durumlarda, çekişmeli vakıanın doğru olup olmadığını mahkeme önünde kutsal sayılan değerler üzerine beyan etmesi için karşı tarafa yönelttiği kesin bir ispat aracıdır.

Yemin Delili Nedir?

Hukuk davalarında yemnin delili kesin ispat yöntemlerinden biridir. Yemin delili, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 225 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanuna göre yemnin, taraflardan birinin, bir vakıanın doğru olup olmadığı hakkında “namusu şerefi ve kutsal saydığı bütün inanç ve değerleri” üzerine beyanda bulunmasıdır.

Yemin, taraflardan birisi tarafından karşı tarafa teklif edilmektedir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka deliller ile ispat etme imkanı kalmazsa, davayı ispat yükü üzerine düşmeyen tarafa yemin teklif edebilmektedir. Yani yemin ile bir kimse, davasının sonucuna etkili olan bir olayın ispatı için diğerine bir doğrulatma beyanı teklif edebilmektedir.

Bir vakıa hakkında yemin edildiğinde artık o vakıayla ilgili durum kesin olarak ispatlanmış sayılmaktadır. Örneğin, davacı bir alacak davasında, davalıdan 50.000-TL alacaklı olduğunu iddia eder ve fakat bu iddiasını başka bir delille ispat edemezse, davalıya kendisine borcu olmadığına dair yemin teklif eder. Davacı borçlu olmadığına dair yemin ederse artık borcu olmadığı o davada kesin olarak ispatlanmış olur. Davacının davasının reddi gerekir. Eğer ki davalı borcu olmadığına dair yemin etmezse, borcu ikrar etmiş sayılmaktadır. İkrar da bir kesin delil türüdür.

Yemin Delilinin Hukuki Dayanağı

Yemin delilinin hukuki dayanağı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’dur. Yemin delili genel olarak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 225 ile 239’uncu maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bununla birlikte aynı kanunun 74’üncü, 179’uncu, 220’inci maddelerinde de yemin delili ile ilgili düzenlemelere yer verilmiştir. Ayrıca yemin delili ile ilgili Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da mevcuttur. 1

Yemin Delilinin Şartları Nelerdir?

Yemin delili için davanın çözümü bakımından önemli ve çekişmeli ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıaların varlığı gerekir. (HMK m. 225)

Davanın Çözümü Bakımından Önemli Vakıalar

Davanın çözümü bakımından önem taşıyan vakıalar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na (HMK) göre davanın sonucunu doğrudan etkileyecek, hakkında uyuşmazlık (çekişme) bulunan ve ispat edilmesi gereken maddi olaylardır. Her davada her vakıa önemli sayılmaz. Önemli olması için uyuşmazlığın çözümüne elverişli olması gerekir.

Çekişmeli Vakıalar

Tarafların kabulünde olan vakıalar çekişmeli olmaktan çıkar. Ancak taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıalar çekişmeli sayılır. Çekişmeli vakıa taraflar arasında üzerinde anlaşma sağlanamamış, uyuşmazlık konusu olan olgulardır.

Kişinin Kendisinden Kaynaklanan Vakıalar

Yeminin konusu kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardan oluşabilir. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır.

Dilekçede Yemin Deliline Başvurulmuş Olması

Yemin deliline dayanmak isteyen taraflar dava ve cevap dilekçelerinde bunu açıkça belirtmek zorundadır. Yani dava veya cevap dilekçesinin deliller kısmında açıkça “yemin” yazması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu “tarafların dava ve cevap dilekçeleri ile delil listelerinde “sair deliller, her türlü delil, ve sair deliller” gibi ibarelerin bulunması halinde tarafların yemin deliline başvurmuş sayılamayacakları ve bu kapsamda hâkimin ispat yükü kendisine düşen tarafa “yemin teklifinde bulunma hakkı”nı hatırlatamayacağı” şeklinde karar vermiştir.

Yemin teklifi, ispat yükü kendisine düşen tarafça yapılmaktadır. İspat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Bu anlamda yemin delili son çare olarak başvurulan bir ispat yöntemidir. Ancak belirtilmelidir ki yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf dahi yemin teklif edebilmektedir.

Hangi Konularda Yemin Edilemez?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 226’ncı maddesine göre aşağıdaki hususlar yemine konu olamaz:

  • Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar.
  • Bir işlemin geçerliliği için, kanunen iki tarafın irade açıklamalarının yeterli görülmediği hâller.
  • Yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar.

Boşanma davalarında hakim kendiliğinden ya da tarafların istemi ile yemin teklifinde bulunamaz. (Türk Medeni Kanunu’nun 184’üncü maddesi) Ayrıca icra mahkemesinde görülen davalarda mahkemenin dar yetkili mahkeme olması nedeniyle yemin deliline dayanılamamaktadır.

Yemin Nasıl Teklif Edilir?

Yemin teklifi iddiasını veya savunmasını başkaca deliller ile ispat edememiş tarafın, hakimin yemin teklifini hatırlatması ile yapılır. Hakim dilekçesinde yemin deliline dayanmış tarafa yemin teklif edip etmeyeceğini hatırlatır.

Yemine Davet

Mahkeme yemin teklif edilen kimseyi davetiye ile duruşmaya katılması için davetiye düzenleyerek yemine davet eder. Yemin teklif edilenin duruşmaya bizzat katılması gerekir. Avukat veya başkaca kimseler yemin edemez.

Yemin Davetiyesi

Yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır. Yemine dair sorular ve yemin metni hakim tarafından hazırlanır.

Yemin Delili Kim Tarafından Yapılır?

Yemin deliline dayanıldığında yemin teklif edilen kişi bizzat duruşmada yemin etmek zorundadır. Vekil yemin edemez.

Tüzel kişilerde yemin yetkili temsilci kişi veya organ ya da kanuni mümessil tarafından eda ya da iade edilebilir.

Ergin olmayan veya kısıtlı kimselerin bizzat dava hakkı tanınan hallerde bu kişilere yemin teklif edilebilir ve ergin olmayan veya kısıtlı kimse bizzat yemin eda edebilir.

Vefat halinde veya fiil ehliyetinin yitirilmesi durumunda yemin edilmez, yemin teklif edilmemiş sayılır. (HMK m. 231) Mirasçılar vefat eden kişi adına yemin edemez.

Okuma ve yazma bilen sağır veya dilsizler, yemin hakkındaki beyanlarını yazıp imzalayarak yemin ederler. Okuma ve yazma bilmeyen sağır veya dilsizler, işaretlerinden anlayan bir bilirkişi aracılığıyla yemin ederler. (HMK m. 234)

Mahkemede Yemin Edilmesi

Duruşma sırasında yemin teklif edilen kimseye hakim ne konuda yemin edeceğini hatırlatarak yemin edip etmeyeceğini sorar. Yemin teklif edilen taraf yemin edeceğini beyan ederse, hakim, namus, şeref ve inanç değerleri üzerine yemin ettirmeden önce salondaki herkes ayağa kalkar. Yemin teklif edilen tarafın kendisine sorulan sorular hakkında “gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum.” demekle yemin eda edilmiş sayılmaktadır.

Hâkim, eksik olan noktaları tamamlamak veya açık olmayan hususları aydınlatmak için yeminin konusu ile bağlantılı gördüğü soruları yemin eden kimseye sorabilir. (HMK m. 237)

Mahkeme Dışında Yemin

Mahkemeye gelemeyecek kadar hasta veya engelli kişiler bulunduğu yerde yemin eder. Bu sırada isterlerse taraf vekilleri ve karşı taraf da hazır bulunabilir. (HMK m. 235)

Mahkemenin yargı çevresi dışında oturan kimse, yemin için davaya bakan mahkemeye gelmek zorundadır. Ancak, yemin edecek kişi, mahkemenin bulunduğu il dışında oturuyor ve bulunduğu yerde aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yolu ile yemin icrası mümkün değil ise istinabe yolu ile yemin ettirilir. (HMK m. 236)

Yemin Teklif Edilmesinin Sonuçları

Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra, diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil de gösteremez.

Yemin teklif edilen kimse, duruşmada bizzat hazır bulunmadığı takdirde, kendisine yemin için bir davetiye çıkarılmaktadır. Geçerli bir özrü olmaksızın mahkemeye gelmeyen taraf veya gelmekle birlikte yemin etmeyen veya yemini iade etmeyen taraf yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılmaktadır.

Yeminden Kaçınma

Yemin için davet edilen kimse, yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılmaktadır. Yemin etmekten kaçınma üç şekilde gerçekleşebilmektedir. Birincisi kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin etmeyeceğini açıkça bildirirse yemini eda etmekten kaçınmış sayılmaktadır. İkincisi kişi kendisine sorulan sorulara cevap vermez ise yemini eda etmekten kaçınmış sayılır. Sonuncusu kendisine yemin teklif edilen taraf yemin konusu vakıa hakkında bir bilgisi olmadığını beyan ederse yine yemini eda etmekten kaçınmış sayılır.

Yemini eda etmekten kaçnımış olan kimse artık yemin etmek isteyemez veya yemini iade edemez.

Yeminin İadesi

Kendisine yemin teklif edilen taraf bu yemini karşı tarafa iade edebilir. Kendisine yemin iade olunan kimse, yemin etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıa ispat edilememiş sayılır. Yemin ederse o vakıa kesin olarak ispatlanmış sayılır. Ancak; yeminin konusunu oluşturan vakıa, her iki tarafın değil, yalnızca kendisine yemin teklif edilen tarafın şahsından kaynaklanıyorsa yemin iade edilemez.

Yalan Yere Yemin

Hukuk davalrında yalan yere yemin eden kişi için Türk Ceza Kanunu’nun 275’inci maddesinde ceza öngörülmüştür. Buna göre yalan yemin eden kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası riski vardır. Ancak dava hakkında hüküm verilmeden önce kişi gerçeği söylerse ceza verilmemektedir. Hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi halinde ise, verilecek cezanın yarısı indirilmektedir.

Hukuk yargılaması olan esas davada, yalan yere yemin nedeniyle açılan ceza davası bekletici mesele yapılmamaktadır.

Dipntolar

  1. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı Genel Kurulu’nun 2015/2 Esas ve 2017/1 Karar sayılı 03/03/2017 tarihli kararı ↩︎

Son Güncelleme: 21 Eylül 2026

Sorunuz mu var? Hemen iletişime geçin.