WhatsApp

TTK 1530: Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemenin Sonuçları

TTK 1530: Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemenin Sonuçları

I. Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemenin Sonuçları

Mal ve hizmet tedariki sözleşmelerinde borçlunun temerrüdü ve bunun sonuçları Türk Ticaret Kanunu’nun 1530’uncu maddesinde düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu’nun 1530’uncu maddesi ve Avrupa Birliği’nin 2011/7 sayılı yönergesi ile amaçlanan; Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin büyük işletmelere tedarik ettikleri mal veya hizmetlerin karşılığında, büyük işletmelerin ödemesi gereken bedelleri zamanında ödememeleri halinde Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin korunmasıdır. Bununla beraber her iki tarafın büyük işletme olması durumunda da hükmün uygulanması mümkündür.

Anılan düzenlemede borçlunun temerrüdü için Türk Borçlar Kanunu’ndaki borçlu temerrüdünden farklı şartlar öngörülmüştür.

II. TTK 1530 Faizinin Uygulanabileceği Haller

Türk Ticaret kanunu’nun 1530’uncu maddesinin uygulama alanı maddenin 2. fıkrasında belirtilmiştir. Buna
göre hükmün uygulama alanı “Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerle” sınırlıdır. Bu nedenle hükmün uygulama alanı bulabilmesi için iş, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olmalı ve yapılan sözleşme mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılmalıdır.

1. Taraflar Bakımından

Madde hükmünde tacir kavramı değil, ticari işletme kavramının esas alınmıştır.Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Buna göre ticari işletmeyi işleten kişi, tacir sıfatını taşımasa bile, bu işletmenin taraf olduğu bir sözleme, diğer koşulların da bulunması kaydıyla 1530. maddenin kapsamına girer. Bununla beraber her iki tarafın tacir olması halinde de söz konusu iş ticari işletmeyle ilgili olduğu takdirde bu madde uygulama alanı bulacaktır. Ancak tacirlerin ticari işletmeleri ilgili olmayan şahsi iş ve işlemleri bu kapsamda değerlendirilmemektedir.

2. Konu Bakımından

Söz konusu maddenin uygulanabilmesi için borcun para borcu olması ve bu para borcunun mal ve hizmet tedarikinden kaynaklanması gerekmektedir. Para borcu dışındaki borçların, özellikle de malın teslimi veya hizmetin ifası borcunda temerrüt hakkında, Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulama alanı bulur.

Mal veya hizmet tedariki amacıyla yapılan hukuki işlemlerden doğan para borçlarına örnek olarak satış, kira ve eser sözlemelerinde alıcının, kiracının veya iş sahibinin bedel borcu; acentelik, simsarlık ve komisyonculuk sözlemelerinde komisyon bedeli; leasing sözleşmesinde leasing taksitleri gösterilebilmektedir.1

Bu hükmün uygulanabilmesi için para borcunun Türk Lirası niteliğinde olması gerekmez. Yabancı para borçlarında da bu hüküm uygulanabilmektedir.

Para borcu için kıymetli evrak verilmiş olması halinde de bu madde uygulanabilecektir. Mal teslimi yapmış bir satıcıya, satış bedeli için bir çek verilmesi halinde, bunun ödemesindeki temerrüt halinde 1530. maddedeki yüksek faizin uygulanmaması için haklı bir gerekçe bulmak Türk Hukukundaki düzenleme için kolay değildir. Mesela sözleşmede ödemenin otuz gün vadeli bir bonoyla yapılacağı, bononun iki gün sonra teslim edileceği kararlaştırılmış, fakat mal teslim edilmesine rağmen alıcı bonoyu teslim etmemişse, para alacaklısı satıcı, otuz gün sonra borçlunun temerrüdüne ilikin hükümlere göre, para borçlusu alıcıdan 1530. maddeye göre yüksek faiz talep edebilir. Bu konuda hiçbir tereddüt bulunmamaktadır.2

Örneğin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi bir kararında eser sözleşmesi kapsamındaki fatura alacağına 1530 faizinin uygulanma imkanı olmadığını hükme bağlamıştır. 3

TTK 1530 maddesinin bayilik sözleşmeleri bakımından uygulanmayacağına dair de BAM kararı mevcuttur. 4

III. TTK 1530 Kapsamında Borçlunun Temerrüdü

Borçlunun TTK 1530’uncu madde kapsamında temerrüde düşmesinin ilk koşulu borcun ifasının mümkün olmasıdır. Ayrıca borcun muaccel olması ve buna rağmen borcun ifa edilmemiş olması da gerekir. Buna ek olarak genel hükümlere göre Türk Borçlar kanunu kapsamında borçlunun temerrüde düşürülmesi için ihtar gönderilmesi veya vade belirlenmesi gereklidir. Ancak TTK 1530’uncu maddeyle getirlen yenilik ve bu maddenin ayırıcı özelliği borçlunun temerrüde düşürülmesi için ihtar gönderilmesine gerek olmamasıdır.

TTk 1530 kapsamında borçlu hiçbir ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer ve ve alacaklı önceden kararlaştırılmamış olsa bile faize hak kazanır. Borçlunun temerrüde düşme anının ve alacaklının faize hak kazanma anının tespiti için sözleşmede ödeme günün kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı incelenmelidir. Her iki ihtimal de farklı sonuçlar doğuracaktır.

III. İhtarsız Temerrüdün Şartları

1. Ödeme Günü veya Süresinin Kararlaştırılması Halinde Temerrüt

Türk Ticaret Kanunu’nun 1530’uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre borçlu sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer. Buna göre belirlenen ödeme günü veya süresinde borç ödenmezse borçlu herhangi bir ihtar gönderilmeksizin temerrüde düşmüş olur.

Sözleşmede belirli bir gün veya süre kararlaştırıldığı durumlarda ise beşinci fıkra uyarınca azami bir süre öngörülmüştür. Buna göre sözleşmede öngörülen ödeme süresi, faturanın veya eş değer ödeme talebinin veya mal veya hizmetin alındığı veya mal veya hizmetin gözden geçirme ve kabul usulünün tamamlandığı tarihten itibaren en fazla altmış gün olabilmektedir. Ancak tarafların karşılıklı olarak anlaşması ve alacaklı aleyhine ağır bir sonuç doğurmaması koşuluyla bu süre altmış günden daha uzun bir süre olarak kararlaştırılabilmektedir. Ancak alacaklının küçük yahut orta ölçekli işletme (KOBİ) veya tarımsal ya da hayvansal üretici olduğu veya borçlunun büyük ölçekli işletme sıfatını taşıdığı hâllerde, ödeme süresi, altmış günü aşamaz. Sözleşmede söz konusu hükümlere aykırı bir düzenlemenin eklenmesi halinde ise bu düzenleme geçersiz sayılmaktadır.

2. Ödeme Günü veya Süresinin Kararlaştırılmadığı Hallerde Temerrüt

Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise borçlu fatura veya eşdeğer ödeme talebini almasından 30 gün sonra temerrüde düşer ve alacaklı faize hak kazanır. Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda borçlu temerrüde düşer. 5 Eğer borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda borçlu temerrüde düşer. Sürenin başlangıcıyla ilgli kanunda öngörülen son ihtimal malın kabulü veya gözden geçirilmesi için bir prosedür öngörüldüğü ihtimalidir. Söz konusu düzenlemeye göre borçlu, fatura veya eşdeğer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten önce almışsa, kabul veya muayenenin gerçekleştiği tarihten itibaren otuz günlük sürenin sonunda temerrüde düşer. Alacaklı aleyhine ağır bir haksızlık oluşturmadığı takdirde otuz günden daha uzun bir süre kararlaştırılabilmektedir.

IV. Ticaret Kanunu’nun 1530. Maddesi Gereğince Temerrüt Faizi

Türk Ticaret kanunu’nun 8’inci maddesinde ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirlenebileceği öngörülmüştür. Temerrüt faiz oranı sözleşmede belilenmediği hallerde ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi oranından en az yüzde sekiz fazla olarak TCMB tarafından bir faiz oranı belirlenmektedir. TTK 1530 madde kapsamında taraflar faiz oranını serbestçe belirleyebilirler. Ancak gecikme faizi ödenmeyeceğini veya ağır derecede haksız sayılabilecek kadar az faiz ödeneceğini, alacaklının geç ödeme dolayısıyla uğrayacağı zarardan borçlunun sorumlu olmayacağını veya sınırlı bir şekilde sorumlu tutulabileceğini öngören sözleşme hükümleri geçersizdir. Şartların oluşması halinde temerrüt halinde sözleşmede kararlaştırılmamış olsa bile alacaklı faize hak kazanır.

Ticari işletmeler arasında yapılan mal ve hizmet tedariki sözleşmelerinde faiz oranı belirlenmediği takdirde uygulanacak faiz oranı TCMB tarafından her yıl ocak ayında ilan edilmektedir. TCMB tarafından belirlenecek oran 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da ticari işlerde uygulanacak temerrüt faizi oranından en az yüzde 8 fazla olması gerekmektedir. 2024 yılı için TTK 1530 faiz oranı TCMB tarafından yüzde 48 olarak belirlenmiştir.

V. Alacağın Tahsili Masrafları

Borçlunun temerrüdü üzerine alacaklı, alacağın tahsili için giriştiği masrafların tazminini talep edebilmektedir. Ancak bu masrafların ispatında zorluklar yaşanbileceği için götürü bir miktar belirlenmesi uygun görülmüştür. Buna göre kanunda borçlunun temerrüt faizi ödemesi gereken hallerde, alacaklının alacağın tahsili için girişeceği masraflara mahsuben, alacaklının zararı doğmasa bile, ihtara gerek olmaksızın borçludan götürü bir ücret belirlenmesi öngörülmüştür. Bu tutarın miktarının ne olacağı, Merkez Bankasınca ilan her yıl ocak ayında ilan edilecektir. TCMB tarafından 2024 yılı için ilan edilen alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek asgari giderim tutarı 1.310-TL’dir.

VI. Borçlunun Kusuru

İhtarsız temerrüt faizi talep edebilmek için borçlunun kusurunun olup olmaması gerektiği kanunun lafzından açıkça anlaşılamamaktadır. Öğretide bu konuyla ilgili tartışmalar bulunmakla beraber ağır basan görüş borçlunun geç ödemede kusuru bulunmasa dahi alacaklının ihtarsız temerrüt faizine hak kazanacağıdır. Buna göre madde metninde geçen “borçlunun gecikmeden sorumlu tutulamadığı haller hariç” şeklindeki ifade “borçlunun davranışının objektif borca aykırı bir davranış niteliği taşımadığı haller hariç” şeklinde yorumlanmalı ve borçlunun kusuru olmasa bile faziden sorumlu tutulacağı kabul edilmelidir. Yani Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri uyarınca temerrüdün ihtar dışındaki şartlarının gerçekleşmesi olarak anlamak gerekir.

VII. Türk Ticaret Kanunu 1530 Temerrüt Faizi Bakımından Uygulamadaki Sorunlar

TTK 1530 Faizinin uygulama alanı, şartları bakımından uygulamada inanılmaz derecede bir karmaşa söz konusudur. Öyle ki ne kanunun gerekçesi ne de tarihçesi dikkate alınmadan TTK 1530 faizi yönündeki taleplerin haksız gerekçeler ile reddedildiği görülmektedir.

1. İhtarname Koşulu

1530 maddesinde ihtarname koşulu aranmamıştır. Buna karşın bir çok kararda TTK 1530 uygulama alanı için ihtarname şartı arandığı görülmektedir. 6 7 8 9 10 11 12 13 14

TTK 1530 faizinin ihtarname şartı aranmadan kabul edilmesi yönünde de kararlar mevcuttur. 15 16

2. Sözleşme Şartı

TTK 1530 maddesinde sözleşme bulunmaması için özel bir düzenleme yer almaktadır. Buna karşın bazı mahkeme kararlarında taraflar arasında sözleşme olmaması TTK 1530 uygulanmaması için gerekçe yapılmıştır. 17 18

3. Taraflar Arasındaki İlişkinin Mal ve Hizmet Tedariki Olmaması

TTK 1530 maddesinde “mal ve hizmet teradiki” ilişkisi bakımından özel olarak sözleşme nitelemesi yapılmamıştır. Kaldı ki hukukumuzda ‘tedarik sözleşmesi’ şeklinde tipik bir sözleşme türü de düzenlenmemiştir. Buna karşın bir çok kararda taraflar arasında mal ve hizmet tedariki ilişkisi olmaması TTK 1530 faizinin reddedilmesi için “gerekçe” olarak gösterilmiştir. Ancak söz konusu maddenin getirildiği Avrupa Birliği Yönergesi’nde satım sözleşmesi mal tedariki olarak kabul edilmektedir. 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28

4. Satım Sözleşmelerinde Uygulanmaması

Bir kısım BAM ve Yargıtay kararlarında TTK 1530 faizinin satım sözleşmeleri için uygulanmasının mümkün olmadığı yönünde kararlar verilmiştir. 29 30 31 32 33 34

5. Davacının KOBİ Olduğunu İddia Etmemesi

Bir kısım mahkemeler tarafından TTK 1530 maddesi yalnızca KOBİ ve Büyük Ölçekli İşletmeler arasında geçerli olabileceği yanılgısı ile karar verildiği görülmektedir. 35

TTK 1530 maddesinin getirildiği yönerge ve uygulama alanı düşünüldüğünde mahkemeler tarafından bu kadar farklı şekilde uygulama sorunları ortaya çıkması düşündürücüdür. Adeta her hakime göre farklı bir uygulama biçimi ve şartı getirilmektedir. Halbuki TTK 1530 maddesinin uygulamadaki görüş aykırılıkları getiriliş amacının tam tersine bir sonuç ortaya koymaktadır. Tabi bu durum yalnızca TTK 1530 için geçerli olmayıp Türk Yargı Sistemi’nin çözülemez en temel problemlerinden biridir.

Avukat Gökçe Aral

Ticaret Hukuku Yayınları

İletişim

Bizi Arayın : +90 212 909 86 34

Mail Gönderin : info@ballawfirm.com

whatsApp →

Dipnotlar

  1. AYAN, Serkan; Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt: 12, Özel S., 2010, s.735 ↩︎
  2. AYAN, Serkan; Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt: 12, Özel S., 2010, s.735 ↩︎
  3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi 2023/135 Esas ve 2025/319 Karar sayılı 19/03/2025 tarihli kararı ↩︎
  4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2021/2017 Esas ve 2024/899 Karar sayılı 05/06/2024 tarihli kararı ↩︎

  5. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/1007 Esas ve 2017/3634 Karar sayılı 12/06/2017 tarihli kararı ↩︎
  6. İstanbul Bölge Adliye MAhkemesi 17. Hukuk Dairesi 2021/2054 Esaas ve 2025/786 Karar sayılı 29/05/2025 tarihli kararı. ↩︎
  7. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2021/1053 Esas ve 2024/987 Karar sayılı 11/06/2024 tarihli kararı: “…taraflar arasında TTK’nun 1530. maddesi uyarınca faiz uygulanacağına dair sözleşme olmadığı, takip tarihinden önce davacının davalıyı temerrüde düşürmediği, bu nedenlerle TTK’nun 1530 maddesi uyarınca temerrüt faizi uygulanmasının şartlarının bulunmadığı,…” ↩︎
  8. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2021/1107 Esas 2024/1212 Karar sayılı 10/07/2024 tarihli kararı :”…davaya ve takibe konu alacağın niteliği ve takipten önce temerrüt olgusunun gerçekleştiğinin kabulünü gerektiren bir delil dosya kapsamına sunulmadığından takip tarihinden öncesi için faiz talep hakkı şartlarının da bulunmadığı, taraf vekillerinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır…” ↩︎
  9. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2021/1847 Esas ve 2025/626 Karar sayılı 08/05/2025 tarihli kararı: “…Madde metninden de anlaşılacağı üzere TTK’nın 1530/2. maddesinin uygulanabilmesi için taraflar arasında mal ve hizmet tedariki sözleşmesi olması gerekir. Davacı tarafça, taraflar arasında mal tedarik sözleşmesi olduğunu ve kendisinin de tedarikçe olduğunu ispatlayamamıştır. Dolayısıyla TTK’nın 1530/2. Maddesinin eldeki davaya uygulanmasına olanak yoktur…” ↩︎
  10. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2023/45 Esas ve 2025/349 Karar sayılı 03/04/2025 tarihli kararı: “…takipten önce davalı yanın temerrüde düşürüldüğü hususunun davacı yanca ispat edilememiş olmasına…” ↩︎
  11. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2022/706 Esas ve 2024/788 Karar sayılı 07/06/2024 tarihli kararı “…Somut olayda davalı yanın ayrıca temerrüde düşürüldüğü ispat edilemediğinden işlemiş faize ilişkin talebin ise yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır…: ↩︎
  12. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2025/54 Esas ve 2025/45 Karar sayılı 31/01/2025 tarihli kararı “…takipten önce davalının temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, TTK 1530/4 maddesindeki şartların da oluşmadığı dikkate alındığında…” ↩︎
  13. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi 2025/507 Esas ve 2025/924 Karar sayılı 08/05/2025 tarihli kararı ↩︎
  14. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/4281 Esas ve 2023/3217 Karar sayılı 24/05/2023 tarihli kararı ↩︎
  15. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2023/264 Esas ve 2024/1470 Karar sayılı 26/09 2024 tarihli kararı “…TTK madde 1530’a göre; Borçlu, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemez ise, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşecektir düzenlemesi nazara alındığında…” ↩︎
  16. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2022/69 Esas ve 2024/1444 Esas sayılı 10/10/2024 tarihli kararı: “…Maddede, borcunu zamanında ödemeyen borçlunun ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmesi ve alacaklının faize hak kazanması öngörülmüştür…” ↩︎
  17. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2021/1617 Esas ve 2024/1048 Karar sayılı 25/06/2024 tarihli kararı : “…Ancak ilk derece mahkemesince davacının TTK 1530. maddesi gereğince takip öncesi işlemiş faiz alacağının olduğu kabul edilmiş ise de, taraflar arasında TTK’nun 1530. maddesi uyarınca faiz uygulanacağına dair sözleşme olmadığı, takip tarihinden önce davacının davalıyı temerrüde düşürmediği, bu nedenlerle TTK’nun 1530. maddesi uyarınca temerrüt faizi uygulanmasının şartlarının bulunmadığı, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır…” ↩︎
  18. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2025/884 Esas ve 2025/933 Karar sayılı 22/05/2025 tarihli kararı :”…davalının icra takibinden önce usulünce temerrüde düşürülmüş olmasına, davacı tarafça TTK 1530. Maddesine dayanılarak icra takibinde talep edilen faizin somut olayda tedarik sözleşmesi bulunmadığından uygulanamayacağı kanaati ile mahkemece asıl alacağa daha az orandaki avans faizi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre,…” ↩︎
  19. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2023/647 Esas ve 2025/1019 Karar sayılı 25/09/2025 tarihli kararı ↩︎
  20. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2023/725 Esas ve 2025/1085 Karar sayılı 03/10/2025 tarihli kararı ↩︎
  21. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2021/3194 Esas ve 2025/212 Karar sayılı 07/03/2025 tarihli kararı: “…taraflar arasında tedarik ilişkisi bulunup bulunmadığı hususu da değerlendirilerek 6102 Sayılı TTK’nın 1530/4-a hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi, davalı temerrüde düşürülmüş ise usulünce faiz hesabı yapılmak suretiyle rapor alınması..” ↩︎
  22. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/419 Esas ve 2025/354 Karar sayılı 24/03/2025 tarihli kararı ↩︎
  23. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2022/868 Esas ve 2025/926 Karar sayılı 04/06/2025 tarihli kararı ↩︎
  24. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2023/1612 Esas ve 2025/624 Karar sayılı 24/04/2025 tarihli kararı: “…davacı tarafın tedarikçi konumunda bulunmaması nedeniyle TTK 1530. maddesinin somut olayda uygulama yeri olmadığı…” ↩︎
  25. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/1380 Esas ve 2024/9115 Karar sayılı 1/12/2024 tarihli kararı ↩︎
  26. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/124 Esas ve 2025/524 Karar sayılı 13/02/2025 tarihli kararı ↩︎
  27. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/603 Esas ve 2023/7276 Karar sayılı 12/12/2023 tarihli kararı ↩︎
  28. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/3266 Esas ve 2018/4228 Karar sayılı 18/09/2018 tarihli kararı ↩︎
  29. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2023/1437 Esas ve 2024/1674 Karar sayılı 22/10/2024 tarihli kararı : “…TTK’nın 1530. maddesinin, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olup, tacirler arası satım sözleşmelerinde uygulanmasının söz konusu olmadığı…” ↩︎
  30. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 201/3266 Esas ve 2018/4228 Karar sayılı 18/09/2018 tarihli kararı ↩︎
  31. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2022/991 Esas ve 2024/893 Esas 04/07/2024 tarihli kararı: “…ve özellikle sözleşmede kesin vade bulunmamasına, TTK 1530/4 maddesinin uygulama şartlarının oluşmamasına, itirazın iptaline dayanak icra takibinin satım faturalarına dayalı olmasına,..” ↩︎
  32. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 2022/1956 Esas ve 2024/858 Karar sayılı 22/10/2024 tarihli kararı ↩︎
  33. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2922/825 Esas ve 2024/1746 Karar sayılı 07/11/2024 tarihli kararı ↩︎
  34. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2022/825 Esas ve 2024/1746 Karar sayılı 07/11/2024 tarihli kararı ↩︎
  35. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2024/268 Esas ve 2024/282 Karar sayılı 31/12/2024 tarihli kararı “…TTK’nun 1530. maddesi satıcı veya hizmet sağlayanın KOBİ niteliğinde olması borçlunun da büyük ölçekli bir firma olması halinde geçerli olacağını, taraflar hakkında dosyada bu yönde bir kayıt olmadığını, ilgili düzenlemenin mal ve hizmet tedarikine ilişkin olduğu kanunun lafzından da anlaşılabileceğini, dosyada davacının, takip öncesinde takip konusu miktar için davalıyı temerrüde düşürdüğü yönünde bir delil bulunmadığından, davacının takip öncesi faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir… ↩︎