İlk İtirazlar Nelerdir? HMK m. 116

İlk İtirazlar Nelerdir? HMK m. 116

İlk itirazlar; kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı ve uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazıdır. İlk itirazlar davanın esasına girmeye engel olan ve davanın başında ileri sürülmesi gereken usule ilişkin itirazlardır. Diğer bir ismi dava engelleridir. Ayrıca yargılamanın geçerliliğini etkileyen usule ilişkin savunma mekanizmasıdır.

İlk İtirazlar Nelerdir?

İlk itirazlar Hukuk Muhakemelelri Kanunu’nun 116’ıncı maddesinde sayılmıştır:

  • Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı
  • Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı

Kesin Yetki Kuralının Bulunmadığı Hallerde Yetki İtirazı Nedir?

Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı davanın coğrafi açıdan hangi mahkemede görülmesi gerektiğine ilişkin itirazdır. Yetki itirazı, davanın yetkisiz bir mahkemede açıldığı durumlarda, davalının yetkili mahkemeyi de belirterek yaptığı itirazdır. Yetkili mahkeme genel olarak davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (HMK m. 6) Ancak bazı hallerde kesin yetki kuralı söz konusudur. Örneğin taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Kesin yetki hakim tarafından kendiliğinden incelenir. Ancak kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde hakim yetkiyi kendisi incelemez davalı tarafın itiraz etmesi gerekir. İşte bu itiraza yetki itirazı denir ve ancak cevap dilekçesi ile ileri sürülebilir.

Mahkemeler bulundukları ilçenin idari sınırları içerisinde yargı yetkisine sahiptirler. Yetkili mahkemeler, kanunla belirlenmektedir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan dava şartı olarak düzenlenmiştir. Ama yetki kuralları, kesin yetki kuralının söz konusu olduğu haller dışında, kamu düzenine ilişkin olmadığından taraflarca yasada belirtilen süre içerisinde ilk itiraz olarak ileri sürülmeleri halinde mahkemece göz önüne alınır.

Özel yetki kuralları, kural olarak genel yetkili mahkemenin yetkisini kaldırmaz. Davacı, davasını isterse genel yetkili mahkemede ya da özel yetkili mahkemede açılması mümkündür. Sadece kesin yetki hallerinde, davanın kesin yetkili mahkemede açılması dava şartıdır.

Tarafların Yetki Sözleşmesi Yapması Mümkün Mü?

Taraflar aralarında sözleşme yaparak, o davanın yetkisiz bir mahkemede görülmesini sağlayabilirler. Bu tür sözleşmelere yetki sözleşmeleri denir. Yetki sözleşmeleri sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında geçerlidir. Aksi takdirde yetki sözleşmesi hukuken geçersizdir. Geçerli bir yetki sözleşmesi mevcut ise yetkiye ilişkin itiraz; ilk itiraz olarak ileri sürülmelidir. Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması gerekecektir. Ayrıca yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır.

Yetki İtirazı Nasıl Yapılır?

Yetki itirazı cevap dilekçesi ile davanın görüldüğü mahkemenin yetkisine itirazla birlikte yetkili mahkemenin neresi olduğunun da açıkça bildirilerek yapılabilir. Birden fazla yetkili mahkeme varsa davalı taraf seçtiği yetkili mahkemeyi göstermelidir. Kesin yetki hallerinde yetki itirazı davanın her aşamasında ileri sürülebilir ve hakim tarafından da her zaman yetkisizlik kararı verilebilir.

Tahkim İlk İtirazı Nedir?

Tahkim itirazı, taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşması olmasına rağmen dava mahkemede açılmışsa, davalının uyuşmazlığın hakemler tarafından çözülmesi gerektiğini savunduğu itirazdır.

Bir hak üzerinde uyuşmazlığa düşmüş olan iki tarafın, anlaşarak, bu uyuşmazlığın çözülmesini özel kişilere bırakmalarına ve uyuşmazlığın bu özel kişilerce incelenip karara bağlanmasına tahkim denmektedir. Tahkim sözleşmesi, tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmadır.

Tahkim müessesesi, mecburi tahkim ve ihtiyari tahkim olarak iki çeşittir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda ilk itiraz olarak düzenlenen tahkim ise ihtiyari tahkimdir. Taraflar, uyuşmazlığı mahkemeler dışında tahkim yoluyla çözüme kavuşturmak için tahkim anlaşması yaparlar. Tahkim kararları da mahkeme kararları gibi icra edilmesi mümkün niteliktedir.

Tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder.

Geçerli bir tahkim anlaşması varsa, tarafların ilk itirazlarıyla bu durumu öne sürmesi gerekir. Bu durumda dava usulden reddedilecektir. Fakat taraflar tahkim itirazını öne sürmezse, mahkeme yetkili olur ve davanın esasına girer.

İlk İtirazların Özellikleri Nelerdir?

İlk itirazlar en geç 2 haftalık cevap dilekçesi süresi içinde ileri sürülmelidir. Süresinden sonra yapılan itirazlar dikkate alınmaz. Hâkim, bu hususları re’sen (kendiliğinden) inceleyemez; ancak taraflar süresinde ileri sürerse dikkate alır. Dava şartlarından sonra incelenir ve ön sorunlar gibi karara bağlanır.

İlk İtirazlar Nasıl ve Ne Zaman İleri Sürülebilir?

İlk itirazlar dava dilekçesinin tebliğinden sonra iki hafta içinde cevap dilekçesi ile ileri sürülebilir. Cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen ilk itirazların daha sonra beyan dilekçesi veya ikinci cevap dilekçesiyle ileri sürülmesi de mümkün değildir.

İlk İtirazlar Süresinde İleri Sürülmezse Ne Olur?

Yetki veya tahkim itirazı süresinde ileri sürülmezse dava yetkisiz mahkemede görülmeye devam eder. Ayrıca tahkim sözleşmesi söz konusu olsa dahi artık uyuşmazlığın mahkemede çözümlenmesine devam edilecektir.

İlk İtirazlar ile Diğer Usuli İtirazlar Arasındaki Farklar Nelerdir?

İlk itirazlar ancak cevap dilekçesi ileri sürülebilir ve hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz. Buna karşın dava şartı olan diğer usuli itirazlar davanın her aşamasında ileri sürülebilir ve hakim bunların varlığını kendiliğinden inceler.

Zamanaşımı İlk İtiraz Mıdır?

Zamanaşımı ilk itiraz değildir. İlk itirazlar usul hukukuna ilişkindir ve kanunda sınırlı sayıda sayılmıştır. Ancak zamanaşımı defi maddi hukuka ilişkindir; usul hukukuna ilişkin değildir. Bu nedenle zamanaşımı itirazı cevap dilekçesi ile ileri sürülmek zorunda değildir. Cevaba cevap dilekçesi ile veya ıslah sonrasında da zamanaşımı itirazında bulunmak mümkündür.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi bir kararında zamanaşımı itirazını ilk itiraz niteliğinde kabul etmiştir. 1 Halbuki bu yaklaşım davalının savunma hakkını zedeler niteliktedir. Çünkü ilk itirazların neler olduğu usul kanunda açıkça belirlenmiş ve zamanaşımı bu itirazlar içinde sayılmamıştır.

Dipnotlar

  1. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/3435 Esas ve 2024/4708 Karar sayılı kararında : “…zamanaşımı def’inin ilk itiraz olduğu, 6100 sayılı HMK’nın 117 nci maddesi uyarınca ilk itirazların cevap dilekçesi ile birlikte ileri sürülmesi gerektiği..” ↩︎

Son Güncelleme: 20 Eylül 2026

Sorunuz mu var? Hemen iletişime geçin.